27 Temmuz 2011 Çarşamba

Gülmelisin

ve yiter gibi durur ya birseyler aslında belki de hiç varolmadan..
hani evren senin tek bir dönüşünle tüm ışığını kapattı sanarsın, harekete duyarlı apartman boşluğu ışıkları gibi, yani belki de bir saniye bile aydınlatamamışken..
tüm kainat senden ibaret olması gerekirken aksine her bir tümcenin tüm öğelerini etrafındakilere yükleyip kendini sadece noktalama isareti yapma gafletinde bulunmuş bünyenle, el gibi yabancı bakan gözlerde kendi suçlarını arar bulursun ya..
kurarsın kurarsın... hayal edip edip sarılırsın sen olmayan senlere..
tipki senmissin gibi kendinden emin yaparsın ya bir de halatlarla bağlanmışlıklar var sanarsın.. ama 'batı cephesinde yeni birşey yok" tur ve olamaz vesselam..
ilk tökezleme anında, birbirini tanıyan & tanımayan tüm insancıklarının aynı cepheye (ve senle tamamen karşıt diger cepheye) geçtigini de aynı gözlerinle gözlemler bulursun kendini, el gibi herkes, yabancı..
sen görünen senler de senin düşünden de öte düş-mandır düş-meni bekleyen onu görürsün... gülmelisin..
"El gibi ya herkes, yabancı, en sevdigim insancık hiç tanışmadığım insancıktır" der der, 3 vakte kadar, "yine ders almadım ama böyle böyle oldu" diyecegin bir diger senaryoda başrolu kapana kadar bir süre "rahat" nefes alır verirsin - fotosentez yapanlardan olsan daha "rahat" edebileceğini bile bile.. ki tekrar etmeli; gülmelisin..


30 Mart 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder