Çok yorgun ve bitkinim artık diyordu, yoruldum işte görüyorsun, yürümek istemiyorum. Duymak, duyulmak, görülmek ne bilim hiçbir şey istemiyorum. Şu yazını da noktalama koymadan yaz lütfen, bıktım gecikmelerinden, iki-üç nokta eklemek için geç kalıyorsun her şeye, virgül de geç artık diyordu.
Bak anlatayım durumu sana, 3k durumundan kurtulamadım, yani neydi 3k, şuydu, kusulan küçük kurtlar kuralı. Ne zaman gözlerimi kapatsam ve hatta kapatmasam bu durumla yüz yüzeyim, küçük kurtlar etrafımda dans halinde, öyle kendimi kaybediyorum kendimden. Tüm bunlara rağmen kendimi gebertircesine kendimi aşağılamaktan da sıkıldım. Çokça da öldürdüm kendimi bakma, çok kez atladım pencereden veyahut çok kez kendi kendimi öldüresiye döverken yakaladım. Olmuyor demek ki, bir zaman beklemesi içindeyiz, duracağız öyle.. hayallerimizi, kabuslarımızı, gerçek gibi duran sanrılarımızı yapamayacağız bir süre daha…
Her yaz geldiğinde diğer tüm zavallılar gibi olmaya çalışıyorum dostum, mutluyum diyorum, bu kelimeyi hatta marş haline getiriyorum. Mutluyum, mutluyum, herkesi de öyle yapacağım, mutluyum… her zavallı ne denli inanıyorsa benim dahi (!) beynim bu durumu o denli kavrayamıyor. Yazdayız, güneş, umut vs.. deyip sonbahardaki yaprak gibi tirtir titreyip atıyorum kendimi yerden yere, sebepsiz – sebepli.. ölüm kalım savaşı gibi yahu çalmayan telefonumun çalmasını beklemek.. iyi de biriyimdir der durumum, boktan biriyim demek ki, ya da hani bozulan otobüsü itmiştim bir kere kış ortasında o sırada yüzüm gözüm kapkara olmuştu diye anlatmıştım, silinmedi galiba o is, o karanlık.. görüp de kaçışanlar bitmedi bir türlü. Bakma çalmayan telefonlardan falan bahsediyorum ama zerre de umrumda değil ki bu durum. O kadar çok sıkıldım ki maskeleriyle gezen sürekli gülümseyen pisliklerden, böyle de çok rahatım.
Her gece evden çıkıyorum, mezarıma uğruyorum, orada en azından maskeli kimse yok, yüzler tek, ifadeler donuk ve aynı, toprak herkesin üzerinde eşit örtülü ve toprağın türünün kimse için bir önemi yok, zenginlik belirtisi ise yine mezarlar üzerindeki, maskeli p.çler tarafından inşa edilmiş peyzaj ögeleri.. çok da umurumuzda ya.. söylemeyi unutmadım umarım, benim de yerim var burada. Aslında belki de bir tek burada yerim hazır, kimseye bir şey anlatmam gerekmeden sürünüyoruz hep birlikte (maskesizler ile). Saf iğrençlik halinden arşınlarca uzağım aslında, yapayalnızım yanlı, diyordu, yapayalnızız aslında ah bir görseniz..
hilala' 2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder