19 Nisan 2010 Pazartesi

Yazıyla üç

Kalakaldım, kendimli gibi görünen kendinden uzak kendimle kalakaldım öylece. ....
Söylesem inanmazsin, anlatsam anlamazsın kliselerine (malesef ki) gebe bir dunyanin ortasinda, piyasaya sürülen ama elde patlayip geri toplanan ve imha edilmeye hazir bozuk bir plak gibi, bir köşede kendi devirlerimi kendi pikabımda gayet düzgün yapabilirken bozuk damgasıyla bir istanbul çöplüğüne savruluverdim. ....

Bir ışık görür müyüm diye eğilip bükülürken, titreyen ışığın aslında ta kendisi olduğumu farketmeden, daha da çöp dökülüp gömüldükçe gömülüverdim derinlere, dirensem de......

Korkup da korkmuyordum, ellerim; göğüs kafesime sığmayan yalın ayak kalbimde öylece, hayalin ortasinda gibi, sisli bir camın ardında kalakaldım. Öyle bir camdı ki bu, çerçevesi yok, ardını gösterirliği yok.. Yok gibi sanki, ya da duvar gibi mi?.... Ne ki?

Karanlık pencerenin ardinda üzerimde tonlarca yükle terkedilmiş bir bedenin içindeydim. Otobüsü mü kaçırmıştım acaba molada, en son ne yapıyordum ki mola yerinde, uçurumdan sarkmaca mı oynuyordum. Hayal meyal.. Öyle miydi..

Çok uzaklarda bir şarkı da eşlik ediyordu sanki meyalime...

Feel my heart burning
Deep inside... yearning
I know it is coming

hilala' 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder