19 Nisan 2010 Pazartesi

Yazıyla bir

Hangi hücreme dokunsam acıyorken baslamıştım bu satırlara. Ilk cümlede bir zaman tanımlaması yapmak gereksizdi belki ama acılarım vuruyordu işte tüm bedenime, sarsılmaz yanlarım dediklerim en derinden sarsılırken başlamak durumunda kaldım tüm bu çizgilere. Çizgiler dedim karalamalarım için ama, ilkokula basladigimiz dönemdeki gibi... Sadece cizgilerdi belki yazdıklarım, anlamsız çizgiler; kim bilir belki de kimse okumazdı...

Tutulmaz acı zamanlar silsilesiyle mücadele etmek kimi zaman yersiz görünse de hayat! denilip gecemiyordu insan. Hele ki icinizde hem melegi hem seytani birbirlerine cok müdahale etmeden dansettirmeye çalışırsanız en zor savaşlardan birinin içindesiniz demektir. Ne iyisinizdir ne kötü, ne mutlusunuzdur ne mutsuz, ne kendiniz olabilirsiniz hatta ne de başkası... Öylesine sürüklenirsiniz; 2 kere 2 dört etmez der dururken aslında "2 kere 2 dört" ün en büyük savunucusu da aslında yine siz olursunuz. Aynı şarkıyı şimdi olduğu gibi binlerce kere dinlersiniz ama yine de bıkmazsınız. Belki.. Kimse böyle yalnız olamaz... Yoksa hepimiz mi böyleyiz ?..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder